Serhat Onyıl İle Yazılım Röportajı

Biz sizi tanıyoruz ama okuyucularımız için kendinizden biraz bahseder misiniz?

Merhabalar, Ben Serhat ONYIL 1990 yılı İzmit doğumluyum. Memur bir aileden gelme olabildiğince sade bir vatandaşım. 1995 yılında ilk kez bilgisayarlar ile tanışma fırsatı buldum. Çocukluğumun o dönemlerinden beri elektrik, elektronik ve teknolojik cihazlara hep ilgi ve alaka duydum. Daha sonra ilerleyen dönemlerde 1996 yılı sonlarına doğru ilk bilgisayarıma kavuştum. Tam tamına 800Mhz işlemciye sahip, 16 MB ram i olan, 3,2 Gb Seagate Diskli bir canavarım vardı. İşte o günden sonra hayatımda bir çok şey değişti. Ve şuan sektörde faaliyet gösteriyorum.

Neden yazılım dünyasını tercih ettiniz?

Aslına bakarsanız ilk olarak donanım dünyasını tercih ettim. Daha kolay ve zevkliydi benim için. Çünkü yeni sistemler toplamak, arıza tespiti yapmak ve lehim kokusu o dönemler hoşuma giderdi. Daha sonra siz yeni neslin pek uzak olduğu dönemlerde internet kullanımı yaygınlaşmaya başladı. İnternetin evlere girmesi ile yeni şeyler öğrenmeye iyi ile kötüyü ayırmaya başladık. 2000’li yıllarda gelişen teknolojik devrimler ile verinin aslında ne kadar kıymetli olduğunu anladım. O günlerde ERP yazılım hizmeti veren bir akrabamızın yanında yaz tatilimi geçirdim. O andan sonra tabi aklımda çok şey değişti. Yazılım dünyasının karmaşası daha etkileyici geldi. Ve şuan hayatıma devam ediyorum.

Çalışma saatleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bir IT uzmanı çalışma saati kavramı koyamaz hayatına, çünkü bizler için zaman sürekli değişkenlik gösteren bir faktör. Yani Matrix filmini izleyenler anlayacaklardır ne demek istediğimi. Gündüzleri normal bir şirkette çalışan vergilerini ödeyen bir bireyim. Akşamları ise gerek ülkemizdeki sosyal ve ekonomik durum gerekse işimizin gerekliliği olarak dünyanın her yerine hizmet veren bireysel bir iş insanıyım. Çalışma saatlerim sabah 07:00 ile genellikle gece 00:00 kadar. Ancak çoğu zaman bu saati aştığım olur.

Yazılımı tercih ettiğinizden hiç pişman oldunuz mu?

Genelde her ay pişman olurum. Sürekli güncel olmak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek zorundasınız. Eğer bir gün dünyaya yeniden gelirsem imam olmak en büyük hayalim. Ne mevzuat var, ne de yeni bir update ya da upgrade.

Sizce yazılım sektörünün geleceği nedir?

Yazılım sektörü yani bilgisayar dünyası diyecek olursak bir sınır çizmek yada bir ön görüde bulunmak çok zor. Bundan 15 yıl önce yüksek kapasiteli taşınabilir bellekleri tanımladığımda, ki o zaman düz bir ergendim. Çevremdeki arkadaşlarım yüzüme bakakalmıştı. İmkansız dermişçesine. Yada 16Mb ram ile kullanamaya başladığım makineme bakacak olursak , şuan 32Gb ram ile hayatıma devam ediyorum. Yazılım dünyasında bence yeni nesil Blok Zincir teknolojisine ve yapay zekaya yoğunlaşmalı. Günümüzde artık Big Data dediğimiz bir terim var ve bu büyük verinin hızlı yorumlanıp, taşınması şifrelenmesi ve taşınması gerekiyor. Buda Block Zincir teknolojisinin ve Yapa zeka teknolojisinin gelişmesinden geçiyor.

Sektörde geldiğiniz noktayı neye borçlusunuz?

Bu sorunun cevabı tek bir cümle aslında. Babamı dinlememek. Sevgili babamı dinleseydim. Şimdi sabit maaşlı, yalakalardan emir alan bir devlet memuru olacaktım.

Sektör daha çok uzaktan çalışma fırsatı mı tanınıyor, yoksa ofis çalışma düzeni mi benimseniyor ve sizce hangisi?

Bence uzaktan çalışmak yada freelancer hizmet vermek daha rahat. Ancak Türkiye’de personel dediğin ofiste hatta patronun eteğinde çalışmalı ve sürekli rapor vermeli mantığı geliştiği için zor oluyor. Bizim dünyamızda abesle iştigal olarak yayıla yayıla çalışmak daha keyifli.

Kazancı yüksek bir meslek mi?

Doğru zamanda doğru insanlarla tanışıp. Doğru insanlarla iş yaptığınızda evet geliri her zaman yüksek bir meslek.

Sektörün en sevdiğiniz yanı nedir?

Sürekli değişim içinde olması. Ezberci insanlara yer olmaması. Ama en önemlisi sürekli eğitici olması.

Bu mesleği seçmeseydiniz hangi mesleği seçerdiniz? Neden?

Sanırım şoför olurdum. Gezmek hoşuma gidiyor.

Bilgisayar Mühendisliğini tercih eden adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Aslında pek tavsiye verilebilecek bir konu değil. Zaten hep savunduğum bir konu var. Aklı selim insanların pek tercih edeceği bir meslek gurubu değiliz. Ama tavsiye ne derseniz. Peygamber efendimizin de dediği gibi en sevdiğim sözüdür. Okuyun. Okuyun, araştırın, öğrenin. Öğrenemediğinizi sorun. Tekrar, tekrar ve tekrar. Bunların dışında uykusuz kalmayı öğrenin. Kafeini sevin. Ama önemlisi at gözlüklerinizden kurtulun.

Bu sektörde en kolay iş bulabileceğimiz şehirler hangileridir? Bazı şehirlerde bu alanla ilgili iş bulmak  neredeyse mümkün değil.

Yani bu konuda sonuna kadar haklısınız. İş bulmayı geçin, işi bulduktan sonra bakış açısı şu; masa başında bütün gün internete gezinerek bedava çalıştığımız algısı bile var insanlarda. Ama baktığımız zaman en iyi koşullar şuan İstanbul, Ankara ve İzmir’de ancak bu illerimizde de gerçekten kurumsal olmayan firmalarda çalışmak çok zor.

Temiz kod yazmak sizin için hayatın anlamı mı, yoksa gereksiz bir uğraş mı?

Burada öncelikle iyi bir ayrım yapmak lazım kötü nedir? Temiz nedir? Burada önemli olan ise vicdanınız ve kişiliğinizdir. Profesyonelliğiniz karakterinize bağlı oranda gelişir. Temiz kod yazma kaliteniz ise profesyonelliğinizle doğru orantılıdır. Temiz kod yazmadığım iş yok mu tabii ki var. Ancak burada suçu kendimde değil ülkemdeki iş bilmez iş isteyenlerde ve iş verenlerde görüyorum.

Yazılım için eğitim öğretimde (OKUL) bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neyi değiştirmek isterdiniz?

Lise olurdu sanırım. İlk başladığımda bana çevremde ve öğretmenlerimden kimse sağ olsun yakınlarımızda bilgisayar bölümü olduğunu söylemedi. Bende gittim haybeye Teknik Lise Elektrik / Elektronik okudum. Pişman mıyım? Pek denemez bir çok şey öğrendim. Ama olmazsa olur muydu. Evet olurdu.

Bilişim sektöründe kadın sayısının az olduğunu düşünüyorum, sizce neden kadınlar bu alanı seçmiyorlar ve bunun önüne nasıl geçilebilir?

Ataerkil sistemden kaynaklı. Yani birazda eğitim seviyemiz ve kadınlara bakış açımızla doğru orantılı. Birde teşvik şart. En basit örneği eşimin kız kardeşi şuan yazılım okuyor. Ve en büyük destekçisi benim. Kadınların aslında daha yaratıcı olduğunu düşünüyorum bu konuda. Önüne geçmek? Bunun için ülkeyi baştan programlamak gerekiyor. Clean Format.

Uluslararası kulvar da ülkemizi ve gençliğimizi nasıl görüyorsunuz?

Gençlerimiz büyük umut ve gelecek vaat ediyor. Ancak ülkemiz çok geride. Yüksek teknolojili üretimi arttırmamız gerektiği kaçınılmaz bir gerçek. Öncelikle bırakın ilk okulu daha kreşte ve anaokulunda çocuklarımıza programlama öğretmeye başlamamız gerekiyor.

Bu sektöre yeni başlayan birisi ne tür zorluklarla karşılaşır ve sizce bu zorlukların üstesinden nasıl gelmelidir?

İlk gelen tepkiler genelde şöyle oluyor. Sende bir şey bilmiyorsun. Senden önceki şöyle yapıyordu. Ben bunu böyle çözüyordum. Sen niye böyle yaptın. (Ki doğrusunu yaparsın aslında.) Bu bilgisayarcılarda hep böyle bütün gün otururlar. Yada en basitinden bunu mavi yapmışsınız yeşil yapsak daha iyi olmaz mı? Klavyemde 5 (beş) tuşu yok. Bu ve benzeri saçma bir o kadarda komik tepkiler ve sesler her zaman gelecektir.

Kulak asmamak, güler yüzünüzden vazgeçmeden insanlara her zaman doğruyu anlatmaktan kaçınılmamalı. Ve yılmamalı. Çünkü siz yılmadığınız sürece karşınızdaki sizin aslında ne kadar iyi olduğunuzu kabullenmek zorunda kalıyor.

Üniversite şart mıdır?

Bu soruya cevap vermek kolay aslında. Kesinlikle şart değildir. Ve olmamalıdır. Çünkü ben hayatımda ne çektiysem ezberci at gözlüklü tiplerden çektim.

Bilişim sektöründe okullar neler veriyor ve özellikle şirketler bilişimcilerden neler bekliyorlar?

Okullarda en büyük eksik bence teorik gelişmesi her eğitimin. Tam anlamıyla pratik bilgiye dönüşmüyor çoğu zaman. Ancak bu eksilikler giderilirse ülkemiz adına daha iyi sonuçlar çıkabilir. Özel şirketler bilişimcilerinden genellikle alakasız farklı isteklerde bulunuyor. Sanal santralle de sen ilgilen, güvenlik kameralarına da sen bak. Onu da sen yap. Gibi gibi gibi arttırılabilir bir çok şey var. Yani şirketteki ürün yada cihaz elektronik yada internete erişimi var ise sorumlusu siz oluyorsunuz.

KernelBlog hakkında ki düşünceleriniz neler?

Aslında KernelBlog benim hayalimi çalmış bir proje. Şakası bir yana uzun yıllardır olması gereken bir platform. Sanırım yakın zamanda kıymeti daha artacak olan bir platform. Bilgi paylaşmanın günah görüldüğü bir dönemde bu kadar büyük bir ailenin oluşması aslında çok güzel. Yapılan faaliyetler ve projeler çok güzel ve başarılı. Umarım uzun ömürlü ve ülkemizin parlayan bir platformu hale gelecektir. Ekibiniz çok genç ve dinamik. Hayalimdeki ekip diyebilirim. Öğrenmek ve öğretmek en büyük irfan bence bu aile için. Özellikle siber sözlük projenizin daha da ileriye gitmesi arkanızdan gelecek olan yeni nesiller için inanılmaz bir bilgi kaynağı olacaktır.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hayatta hiçbir zaman pişman olmayın. Bozmaktan yada beceriksizlikten kaçmayın. Deneyin tekrar tekrar deneyin. Ve öğrenin, dininiz vicdanınız olsun. İlk günkü heyecanınız ile insanlara hep yardım edin. Sevgiyle kalın.

serhatonyil.com.trTwitter

Serhat Onyıl İle Yazılım Röportajı” üzerine 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir