Bora Kaşmer ile Röportaj

  • Biz sizi az çok tanıyoruz ancak takipçilerimizin de tanıması için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

    Selamlar, 1978 İstanbul doğumluyum. 7 ceddim adalı imiş. Dedeler, ben şimdi çok karşı da olsam faytoncu imiş 🙂 Şu an biri 5 yaşında, biri de yolda olmak üzere 2 kız babasıyım. 1990’dan beri öyle böyle durmadan yazıyorum 🙂

    Oyun ve Motor diğer hobilerim. Kısaca spora ve kilosuna takıntılı pozitif biriyim diyebiliriz 🙂

  • .NET geliştiricisisiniz, peki bu programlama serüvenine nasıl adım attınız?

    Öncelikle .NET geliştiricisi ağırlıklı olsa da Ruby, Python biraz da GO yurtdışında çalışırken yazdığım dillerdendir. Eski yıllarda 3-4 yıl da Java yazdım:) Amcam developer. Boston’da bir yazılım şirketi var. Sürekli istanbul’a gelir GW Basic ile yazdığı projeleri ben daha çok küçük iken gösterirdi. O zamanlarda daha tetris bile yoktu düşünün :)(1984) İşte bu işlere böyle böyle bulaştım.

  • Visual Studio ve Development Technologies alanında En Değerli Profesyonel (Most Valuable Professional, MVP) ödülü aldınız bu sizin için nasıl bir duygu?

    Mvp benim için geçekten çok da önemli değil. Ama kaybetmek de istemem 🙂 En büyük katkısı, bilgilerinizi birilerine paylaşmak anlamında büyük bir kapı açması. Zaten siz özgün yazıları yazmayı bırakamazsanız ve bunu gönül işine çevirip bundan zevk alırsanız bir de bunu Microsoft Teknolojileri ile yaparsanız size bir teşekkürü kimse çok görmez. İşte MVP’lik de bu 🙂

  • Açık Akademi platformunda birçok gence ücretsiz bir şekilde Türkçe kaynak sağlıyorsunuz. Bu nasıl bir duygu?

    Açık Akademi çekimlerini yaparken hiç de bu kadar tutacağını düşünmemiştim. Aslında önemini tam kavrayamamıştım. Ama zaman geçtikçe, ülkemizin bu eğitim açlığında ne kadar da önemli olduğunu zamanla anladım. Okullarda bile bu videolar hocalar tarafından izlettiriliyormuş. Hem bir gurur hem de “ahh keşke şunu da anlatsa idik” arası birşey 🙂 Ama büyük bir emek olduğunu söylemeden geçemiyeceğim. Bu dersleri gençlerin izleyip, ekran görünülerini sosyal medyadan bizlerle paylaşmaları gerçekten her şeye bedel 🙂

  • Yazılıma yönelmeseydiniz ne tür bir meslek tercihi yapardınız?

    Aslen İnşaat Müh. mezunuyum. Birkaç yıl da denedim. Özellikle su yapıları, liman inşaatları ve deniz feneri gibi yapıları dikmeye devam ederdim. Ama gönlümden her zaman profesyonel gamer olmak geçiyor. Yine birkaç oyunda çok iddaalı da olsam, tam zamanlı bu işi profesyonel yapan oyuncular yanında kaybetmeye mahkumum 🙂 Ne kadar ekmek o kadar köfte!
  • Bilgisayar bilimi küçük yaştaki çocukları etkiler mi yada tam tersi bu eğitimler küçük yaşta mı başlamalı?

    Hangi iş olursa olsun küçük yaşta başlamak her zaman daha avantajlıdır. Bir kere deneyim yılın artıyor 🙂 Başkaları gelirken siz dönebiliyorsunuz 🙂 Ama yazılıma biraz temkinli başlamak lazım. Korkutmadan, sıkmadan. Küçük algoritma yetenekleri çeşitli oyunlar ile 5 yaşından sonra arttırılabilir. Kızıma bu yöntemleri deniyorum. Ne kadar işe yarayacağını hep beraber göreceğiz. Kısaca bu konuda eğitim kesinlikle ilk okul seviyesine çekilmeli. Çünkü öğrenecek ve yetenekleri belirleyecek çok fazla dal budak var. Sağlıklı bir yol haritası anca bu yaşlarda iken çıkarılabiliyor. Ben 5. sınıfta bu işlere başladım. Maalesef ben bile biraz geç kaldım 🙂

  • Ülkemizde bir çok genç bu işlere başlamak için heves ediyor sizce nereden başlamalılar? Nasıl bir rota izlemeliler?

    Bu işlere Algoritma ve temel birimleri öğrenerek başlanmalı. Yani bir dilden ziyade her dilde kullanılan class, property, abstract, interface, virtual, inheritance, access modifiers gibi birçok terimi oturtup sonra yine yeni bir dile geçmeden S.O.L.I.D ve Design Patternleri, farklı durumlara göre denenerek bir kaç yıl sonunda belirli bir dile yönenelilmelidir.

  • Ülkemizde bir çok bilgisayar tutkunu yazılım tutkunu insanımız var. Sizce yazılım veya genel olarak bilgisayarın insanın sosyal yaşantısına etkisi ne yönde olur?

    Bilgisayara ya da yazılım insanı biraz sosyallikten alı koyuyor diyebilirim. Ama bu herkes için geçerli değil 🙂 Bir süre sonra her şeyi düşünmek bir alışkanlık haline geliyor. Planlama ve en kötü sonuca göre hazırlık yapma. Çünkü programcılık bunu gerektirir. Hatta mühendislik her zaman en kötü duruma göre yapılır. Bu bazen yaşamda, size yük olabiliyor. Çünkü bence hayat, bu kadar da üzerine düşünülecek bir olgu değil. Yani plan yapıcam diye anı kaçırabilmek mümkün. Bunun haricinde diğer yazılım gurupları ile çalışmak, seminer verip makale yazıp bunu paylaşmak harika. Böylece bir çok komünite ile beraber paylaşacak yığın ile şeyiniz oluyor.

  • Ülkemizin yazılım ve bu alanda yaptığı çalışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Ülkemizde yazılım için kendini paralayan çok değerli arkadaşlarımız var. Bence gençler bu konuda çok hevesli ve müthiş hayalleri var. Hatta bence bazılarının hayalleri, şu anki ülkenin teknoloji sınırlarını zorlayacak halde. Hayalleri kaybetmemek ve bu çabada deli gibi çalışmak çok önemli. Beni üzen tek konu üniversitelerde eskisi kadar yazılım üzerine makalelerin çıkmaması. Ama Türkiye’nin birçok ilinde, farklı toplulukların yaptıkları eventler ve katılımdaki yoğunluk beni resmen mest ediyor. Ben de elimden geldiğince birçoğuna katılmak ve beraberce kod yazmak için her türlü vakti doğru kullanıp, bu gibi eventler için kendime zaman yaratmaya çalışıyorum. Sanayi devrimini kaçırmış bir ülke olarak, teknoloji devrimini kaçırma lüksümüzün olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle özellikle bu dönemde gençlerin üzerinde daha fazla yük var. Herkesin bir blogu olması gerektiğini ve GitHub nedir gibi bir soruyu asla duymak istemiyorum.

  • Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

    Hayat boşa harcanmıyacak kadar kısa. Hazır zamanınız varken bunu en iyi şekilde değerlendirin. En başta sevdiğiniz teknolojileri, ayni bir arının çiçeklere konması gibi tek tek deneyip sevdiğiniz yolu belirleyin ve en az 1 konuda uzmanlaşamadan yolunuzu asla bırakmayın. Titlelara ve egolara takılmayın. Unutmayın herkesden bir şeyler öğrenebilirsiniz. Yabancı kaynakları, sevdiğiniz kişilerin Rss Feedlerini takip edin. Dünyada neler oluyor bitiyor teknolojik kaynaklarını, bilim dergilerini takip edin. Ve hayal ettiğiniz her şeyi yazın. Hata çıkınca bırakmayın. Son olarak Size bunla ilgili güzel bir anımı anlatayım. Bir firmada ses analizi ile ilgili bazı verileri asenkron olarak Threadler ile analiz ettiğimden 2 aylık çalışmanın sonucu olarak elime koca bir 0 geçmişti. Proseslerden dönen verilerin sırasının asekron olması, cümleyi anlamlı hale getirmemi imkansız bir hale getiriyordu. Projenin 2 ay sonunda, yöneticim ile beraber yönetim kurulu toplantısına girdik. Ben acayip kötüydüm. Moralim 0 🙂 Yöneticim müthiş işler başardık. Projede büyük bir yol aldık dedi ben şok:) Artık başta planladığımız asenkron yapıların bu projede işi olmadığını kesin kanıtlar ile belirledik dedi. Herkes alkışladı 🙂 Burdan çıkaracağınız sonuç. Siz hata yaptıkça hiç bir şey yapamadınız değil, projenin sonuca varması için gidilecek yollara biraz daha yaklaşmış ve sizden sonraki kişinin aynı hatalı yollara girmesini önleyerek ona zaman kazandırmış olacaksınız 🙂 Hepinize mutlu kodlamalar. Hoşçakalın. Selametle kalın.

 

Bora KAŞMER – Twitter

Bora Kaşmer ile Röportaj” üzerine 4 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklama Tıkla Destek Ol!